
Şiiri sevmezdim hatta zaman zaman şiir okumak zorunda kalırsam, şairlerin özel hayatlarına fütursuzca daldığımı düşünürdüm ne komik değil mi? Şiir benim için ütopyaydı şair de şiirin özü. Şiir yazmak istediğimde de hep korkmuşumdur. Çünkü şiir, tadını bilmeden okyanusa dalmak gibi. Her şair de o yüzden hatırımda koca bir çınar. Bir cesur yürek. Arzu Arabacıoğlu da bir cesur yürek. Okyanusa hışımla dalanlardan hem de. Şiirlerini okursanız anlarsınız bu güçlü adımı okyanusa doğru. Dipsiz derinliğin en güçlü manası. Şiirlerinde farkı hissettiren bir doku var. Ahengi çok farklı. Siz hiç ağacın kabuğu olmak istediniz mi? Mevsimsiz Arzular'ı okuyunca olabileceksiniz. Saçlarınızın rengi değişecek. Şiire tıpkı Arzu gibi dalacaksınız. Roman yazarken genelde şiire eşlik eden müzikleri dinlerim. Saflaştırır bu müzikler yüreğimi. Ama şimdi önümde Mevsimsiz Arzular ve roman yazıyorum. Gözüm kayıyor büyülü kelimelerine şiirin. Saflaşıp romanımı yazıyorum sesszice. Şiir arzuyla okunur. Mevsimsiz Arzuları mutlaka edinin. Şiir için. Okyanusunda yalnızlığınızın, uzun kulaçlar atın ebediyete...
Yorumlar
Yorum Gönder