Kızım Elif...
Derler ki insan babasını kaybedince esas baba olurmuş. Ben de oldum hem de iki defa. Önce korkuyor insan. Bir Yol Arkadaşı arıyor belki de tutunacak bir dal, bir şefkat pınarı belki de su içip ferahlayacağı. Hazırlıksız gördüğün rüyaların sudaki çıplak aksidir aslında babalık biliyor musun? Biliyor musun gölgelerdeki gizli ve seni deprem gibi sarsacak çıplak gerçekliktir babalık, ömrünün atarlı bir anında gelip kapını çalar. Kapıyı çalmadan önce de sessizce sokulur gölgene. Tahmin bile edemezsin ellerinden kayıp giden babanın sessiz gidiş anını ve ellerine şefkat arayışı ile kuş gibi konan bebeciğin geliş anını. Gökten zembille iner babalığın liyakat nişanı ve hazırlıksız bir seremoniyle göğsüne takılır.
İşte Elif böyle geldi kondu sağ omuzuma kuş gibi. İyi ki de kondu. Çünkü kızım benim en yakın arkadaşım şimdi. Sırdaşım, gözyaşlarımın sahibi ve tebessümlerimin bahçesindeki gonca gül. En önemlisi de Elif bastonumdan da öte bir yol arkadaşı bana. İnsan baba olunca yumuşuyor yüreği biliyor musun? Baba olunca tüm dertler bitiyor biliyor musun? Biliyor musun isyan edecek zamanın dahi kalmıyor. Çünkü bir pırpıra dönüşüyor kalbin. Şifa niyetine...
İşte Elif böyle geldi kondu sağ omuzuma kuş gibi. İyi ki de kondu. Çünkü kızım benim en yakın arkadaşım şimdi. Sırdaşım, gözyaşlarımın sahibi ve tebessümlerimin bahçesindeki gonca gül. En önemlisi de Elif bastonumdan da öte bir yol arkadaşı bana. İnsan baba olunca yumuşuyor yüreği biliyor musun? Baba olunca tüm dertler bitiyor biliyor musun? Biliyor musun isyan edecek zamanın dahi kalmıyor. Çünkü bir pırpıra dönüşüyor kalbin. Şifa niyetine...
Yorumlar
Yorum Gönder